KURULUŞU HAKKINDA
Sayın okurlar, bir önceki yazımda size 1206 Büyük Moğol Kurultayı’nda Cengiz ya da Çingiz adı verilen ünlü Moğol hükümdarından ve onun kurduğu devasa devletinden kısaca bahsettim. Bu yazımda ise sizlere Cengiz’in bakiyesi durumunda olan, Karadeniz’in Kuzeyi için önem ihtiva eden bir devletin kuruluş yıllarından bahsedeceğim.
Bildiğiniz üzere Altınorda ya da Altınordu Devleti olarak tanımlanan devlet Cengiz’in torunu olan Batu Han tarafından 1241 yılında Saray şehrinde kurulmuştur. Cengiz Han’ın haleflerine bıraktığı topraklar uçsuz bucaksız idi. Hatta Cengiz ölümünden yani 1227 yılına kadar fetihlerine devam etmiştir. Cengiz Han’ın 1227 yılında ki ölümünden sonra 1237-1241 yıllarında Cengiz’in halefleri tarafından Doğu Avrupa’ya sefer düzenlenmiştir. Bu sefer Türk ve Dünya tarihi açısından önemlidir. Bu sefere çıkan ordunun başında Cuci’nin oğlu Batu Han bulunmaktaydı. Yanında ise en dikkat çeken iki önemli komutan bulunmaktaydı. Bukomutanlardan birisi Subutay veya Sübütey’dir. Bir diğer komutan ise Cebe Noyan’dır. Hazır orduya girmişken şu bilgiyi de vermekte fayda vardır. Altınorda Devleti’nin omurga kısmı Moğollardan oluşmaktaydı. Aynı şekilde bu orduda böyledir. Doğu Avrupa seferi için toplanılan ordunun da omurga kısmını Moğollar teşkil etmekteydi. Geri kalan askerlerin çoğu Türklerden oluşmaktaydı. Bu oluşumda zamanla Moğolların Türkleşeceğine işarettir. Moğol- Türk ordusu ilk darbeyi İtil Bulgarları’na vurmuşlardır. İtil Bulgarları bildiğiniz üzere Kazan Tatarları’nın atalarıdır. Bilhassa İtil Bulgarları Türk Tarihi’nde yaptıkları şehirler ve ticaret hacimlerinin zenginliği ile tanınmışlardır. Ayrıca İtil Bulgarları İslamiyet’i kabul eden ilk Türk boyudur. Bu meseleyi daha iyi anlamak İçin İbn-i Fadlan’ın seyahatnamesini tavsiye ediyorum.
İlk darbeyi İtilBulgarları’na indiren Moğol-Türk ordusu yoluna devam ederek ‘’kış mevsiminin gelmesine aldırış etmeden’’ Rusya üzerine yürümüşlerdir. Hatırlayacaksınız ki ünlü Fransız Generali Napolyon kış aylarının gelmesiyle Rusya’da başarı kazanamadan geri çekilmiştir ki Napolyon bu seferi 1812 yılında düzenlenmiştir. O kadar da gerilere gitmemize gerek yok aslında II. Dünya Savaşı’nda Almanların Stalingrad’da durmalarında Rusya’da ki soğuk hava şartları nedenindendir. Hatta şöyle denir ki; ‘’Rusya’da ki General Kış herkesi yendi’’. Rus yurdunu 11. Yy da bu denli zapt etmek çok zordur. Verdiğim örnekler teknolojini geliştiği zamanlardır. 11. yy da ki teknolojik durum haliyle Rus yurdunu zapt etmekte çok zorlu bir süreç olmuştur.
1237 yılında Rusya’nın soğuk havasına aldırış etmeden Rusya’ya doğru yürüyen Moğol- Türk ordusu Knezliklerden oluşan Rus yurdunu kısa sürede istila etmişlerdir. Böylelikle ikinci darbede Ruslara vurulmuştur. Ayrıca Rusya’nın knezlikler halinde yönetilmesi de Türk- Moğol ordusunun ilerleyişini kolaylaştırmıştır. Rus yurdunda ilerleyen Türk- Moğol ordusu burayı zapt ettikten sonra adını çok sık duyduğumuz meşhur bir coğrafya olan Deşt-i Kıpçak bölgesine gelmişlerdir. Bu bölge Macaristan ve Kazakistan arasındaki toprak parçasıdır.
Rusya’dan ayrılan Moğol-Türk ordusu 1240 yılında Kiev şehrini ve knezliğini zapt etmişlerdir. 1241 yılında Batu Han 1237-1241 yılındaki bütün savaşlarını kazanan bir hükümdar olarak Bulgarların meşhur Saray şehrinde Altınorda Devletini kurmuştur.
Akdes Nimet Kurat bu devletin isminin neden Altınorda olduğunu da şöyle açıklamıştır;’’ Orda Moğolca çadır demektir, ve Batu Han’ın çadırının üst kısmı altın yaldızlı olduğundan devlete bu isim verilmiştir’’. Yine Akdes Nimet Kurat Saray şehrinin başkent seçilmesine de şöyle değinmiştir; ‘’ Saray şehrinin ticari merkezli olması bu seçimde etkili olmuş ve coğrafi açıdan da önemli bir noktada bulunan bu şehir Batu Han tarafından başkent seçilmiştir’’ der.
Bu devletin kurulması haliyle Rus halkını da etkilemiş ve ufak bir knezlik olan Moskova Knezliği Altınorda Devleti sayesinde yükselişe geçmiştir. Ayrıca bildiğiniz gibi Altınorda Devleti’nde meydana gelen Timur- Toktamış çatışmalarından sonra kurulacak olan Kırım Hanlığı içinde Altınorda Devleti bir kilometre taşıdır.
Sayın okurlar bu yazımda Akdes Nimet Kurat’ın IV- XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz’in Kuzeyin’deki Türk Kavimleri ve Devletleri isimli kitabından faydalanmış bulunmaktayım. Mümkünse bundan sonraki yazımda Altınorda Devleti’nde İslamiyet’in kabul edilmesi ile gelişen süreç hakkında siz değerli okurlarımızı bilgilendireceğim.











0 yorum:
Yorum Gönder
Lütfen konuyla alakalı yorumlar yapın. Kırımın Sesi