GASPIRALI’NIN BÜYÜK REFORMU

cihan yalvar-gaspirali

GASPIRALI’NIN BÜYÜK REFORMU 
USUL-Ü CEDİD OKULLARI

   Sayın okurlar bir önceki yazımda sizlere Kırım Tatarları’nın ilk gazetesi Tercüman Gazetesi hakkında bilgi vermeye çalıştım. Bu yazımda ise aynı şekilde yine İsmail Gaspıralı’nın bir diğer önemli faaliyeti olan,odönem için bir çığır açan Usul-ü Cedid okullarından bahsetmek istiyorum. Tabii ki bu konu sadece Usul-ü Cedid okullarına değinmek ile anlaşılamaz. Konumuzun en başında İsmail Bey Gaspıralı’nın dünya görüşü hakkında elbette bilgi sahibi olmamız gereklidir.
   Usul-ü Cedid ne demektir? diyerek yazıma başlamak istiyorum. Usul-ü Cedid kelime anlamı olarak Yeni Usul demektir. Aslında biz bu kavrama hiçte yabancı değiliz. Bu kavramı Osmanlı Devleti’nin 28. Padişahı olan reformcu III. Selim’in kurmuş olduğu Nizam-ı Cedid kavramından duymuştuk. Yenilik kapsamında ikisini bağdaştırabiliriz. Fakat bizim Usul-ü Cedid kavramımız eğitimde gelişen bir kavram olarak gözümüze çarpmaktadır. İsmail Bey epey bir zamandan beri düşündüğü eğitim yeniliğinin ilk uygulamasına 1884 yılında Bahçesaray’da Kaytaz Ağa mahallesinde açtığı ilkokul seviyesindeki okulu ile başladı. Bu uygulama tek olduğu için İsmail Bey okulun tahtalarını, sıralarını, kitaplarını ve öğretmen maaşlarını kendi bütçesiyle karşılamıştır. Tercüman Gazetesi’nde olduğu gibi aynı şekilde okul ile aklınıza gelebilecek tüm masrafları ilk zamanlarda kendisi üstlenmiştir. İsmail Bey İlkokulu kurduğu zaman içinde bulunduğu durum zorluydu. Nitekim mollalar ve eski eğitim usulüne göre yetişenler bu yeni okulları pek uygun görmüyorlardı. Halkta yeni okullara ilgisiz duruyordu. Fakat İsmail Bey yine bize ne kadar ulu bir şahsiyet olduğunu kanıtlarcasına ortaya öyle bir iddia attı ki duyanların ağızları açık kaldı. İsmail Bey bu iddiasında şöyle demekteydi; Bu okullarda Türkçe okuma yazma kırk gün içinde öğretilecekti. Halkta bu durumda duydukları durumu merak etmişler ve çocuklarını okullara yazdırdılar. İsmail Bey’in bu iddiasına usul-i savtiyye adı verilmiştir. Hakikaten de kırk gün sonunda çocuklara hiç bilmedikleri kitaplardan okuma ve yazma sınavları yapılmış ve öğrenciler başarılı olmuşlardır. İsmail Bey yeni okulları yaygınlaştırmak için bu sınavları halkın gözü önünde yapmıştır. Bu okullar zaman ile öyle çok yaygınlaştı ki Orta Asya topraklarında bile açıldı. Bu yaygınlaşmayı birde rakamlar ile incelersek; Yeni okullarda 1895 yılında yüz olan okul sayısı, 1914 yılında beş bini bulmuştur. Okulların ne kadar yaygınlaştığı ortadadır. İsmail Bey kendi gazetesi Tercüman ile de okullarını tanıtmıştır. Bu okulların açılmasında zengin olan insanlarda önemli bir yer tutmuşlardır. Özellikle İdil boyu Tatarları önemli yardımlar yapmışlar ve bu sayede Müslüman zenginler tarafından okulların masrafları karşılanmış ve okullar daha yaygın bir coğrafyaya hitap etmişlerdir. İsmail Bey’in temel amacı Rusya içindeki Müslüman halkı cehalet uykusundan uyandırmaktır. Müslümanların kendi benliklerini kaybetmemelerini sağlayan faaliyetlere baktığımızda İsmail Bey’in kesinlikle bir etkisini görmekteyiz. İsmail Bey’den sonra gelenler arasında bulunan bir Kazan Tatarı olan Yusuf Akçura’da İsmail Gaspıralı’nın öğrencisidir. Aynı zamanda İsmail Bey Yusuf Akçura’nın eniştesidir.
   Ayrıca İsmail Gaspıralı kızların eğitimine de çok önem vermiş ve ablası Pembe Hanım’a ilk usul-ü cedid kız okulunu 1893 yılında Bahçesaray’da açtırmıştır. İsmail Bey kızların okumasını yüce kitabımız Kuran-i Kerim’ e dayandırmıştır.
   Okulların yaygınlaşması ile birlikte bazı çevreler bundan rahatsızlık duymuştur. Özellikle dönemin Çarlık hükümeti bu okullardan rahatsızlık yaratmış ve okulların sınırlı kalmasını sağlamışlardır. İsmail Bey Gaspıralı bu yeniliği ile Rusya içinde söz sahibi olacak yeni nesillerin yetişmesini sağlamıştır. Onun bu etkisi ileriki dönemlerde Müslümanlar için etkin insanların çıkmasını sağlamıştır. İsmail Gaspıralı Rusya toprakları içinde Müslümanların kendi haklarını savunulması gerektiğini ve Müslümanların neler yapabileceğini göstermiştir. Son sözümü ise İsmail Bey’in bir şiarı ile bitirmek istiyorum: ‘’Milletine hizmet etmek istiyorsan bildiğin işten başla’’ bizde bu şiara uyarak milletimiz için çalışmayı her daim sürdürmeliyiz. Yüce fikir adamımız, eğitimcimiz İsmail Bey Gaspıralı’nın ruhu şad olsun…

0 yorum:

Yorum Gönder

Lütfen konuyla alakalı yorumlar yapın. Kırımın Sesi