
Moskova'nın yükselişi'ni Altın Orda'ya bağlayan Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Türk kanı taşımayan Rus bulunamayacağının altını çizerek şunları söyledi;
"Rus asilzadelerinin pek çoğunun ceddi Müslümandır.
Mimar Sinan'ın aslının Hıristiyan olmasının hatırlatılması nasıl birilerinin işine gelmiyorsa, bu gerçek de şovenist Rusların hoşuna gitmez."
Rusların yükseldiği dönemde Osmanlı Devleti çok güçlüydü. Peki, Osmanlı Rusya'yı önemsemedi mi? 1699 Karlofça Antlaşması'na kadar Lehistan Litvanya, 1700'deki İstanbul Anlaşması'na kadar da Rusya Kırım Hanlığı'na resmen haraç ödemekteydi
. Devletlerarası hiyerarşiyi göstermek için söylüyorum bunları. Osmanlı Devleti'nin temel kaygıları Habsburglara ve Safevîlere yönelikti.
Onlar için henüz Rusya'nın dış siyaseti önemli değildi. Daha önce vurguladığım gibi Osmanlı uzun süre Ruslarla ilişkiyi Kırım Hanları üzerinden kurmuştur. Kırım Hanları da Rus bölgesini âdeta bir tarla olarak görüyorlardı. Hasat toplar gibi her yıl sefere çıkarak ganimet ve esir topluyorlardı.
Kaynak:http://www.derintarih.com/










0 yorum:
Yorum Gönder
Lütfen konuyla alakalı yorumlar yapın. Kırımın Sesi